İstanbul Atlas Üniversitesi, Türkiye Menopoz ve Osteoporoz Derneği ve Medipol Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen 2. Kadınlarda Sağlık ve Fizyoterapi Kongresi’nde kadınların yaşam döngüsü boyunca önemli bir yere sahip olan pelvik taban sağlığı ve menopoz, multidisipliner yaklaşımla ele alındı.
İstanbul Atlas Üniversitesi Vadi Kampüsü Dr. Ralph A. Defronzo Oditoryumu’nda gerçekleştirilen kongrede; pelvik taban disfonksiyonlarından menopoz döneminde ortaya çıkan fizyolojik ve fonksiyonel değişimlere kadar uzanan geniş bir yelpazede güncel, kanıta dayalı ve klinik pratiğe ışık tutan bilimsel paylaşımlar yapıldı.
Üç gün boyunca yoğun katılımla gerçekleştirilen kongre, kadın sağlığı alanında çalışan fizyoterapistler başta olmak üzere konuya ilgi duyan farklı disiplinlerden sağlık profesyonellerini bir araya getirdi.
Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak: “Kadın sağlığında farklı disiplinlerin çalışması çok önemli”
İstanbul Atlas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, açılış konuşmasında kadın sağlığının disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alınmasının önemine dikkat çekti. Günümüzde bilimin ortak çalışma kültürüyle ilerlediğini belirten Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, kadın sağlığı alanında jinekoloji, nöroloji, psikiyatri, fizyoterapi ve farklı sağlık disiplinlerinin birlikte çalışmasının kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. Kadın sağlığının yalnızca fizyolojik değil, psikolojik boyutuyla da değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, bu tür bilimsel toplantıların toplumsal farkındalığın gelişmesine katkı sunduğunu söyledi.
Disiplinler arası çalışan merkezler akademik ve klinik başarıyı artırıyor
Farklı disiplinleri aynı çatı altında buluşturan ve bu alanların birlikte çalışmasına imkân sağlayan merkezlerin önemli ölçüde yol kat ettiğini belirten Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, “Bu modeli hayata geçiren üniversiteler ve akademik merkezler önemli bir ilerleme kaydediyor. Farklı disiplinleri bir araya getirerek ortak çalışmalar yürüten merkezler, hem akademik çıktı hem de klinik başarı açısından daha ileriye gidecek. Biz de üniversite olarak bu yaklaşıma büyük önem veriyoruz. Üniversite çatısı altında kurduğumuz merkezlerde pek çok disiplin birlikte çalışıyor. Örneğin Diyabet Merkezi’nde farklı branşlar bir arada yer alıyor. Nöromodülasyon Merkezi’nde ise nöroloji, beyin cerrahisi ve psikiyatri gibi farklı disiplinler ortak çalışmalar yürütüyor. Fizyoterapi de birçok disiplinle iş birliği içinde çalışan önemli bir alan” diye konuştu.
Prof. Dr. Aytolan Yıldırım: “Kadın sağlığına yapılacak her yatırım toplum sağlığına yatırımdır”
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aytolan Yıldırım, açılış konuşmasında kadın sağlığının toplum sağlığı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Pelvik taban disfonksiyonları, üriner inkontinans ve benzeri sağlık sorunlarının kadınları yalnızca fiziksel açıdan değil; psikolojik ve sosyal açıdan da etkilediğini belirten Prof. Dr. Aytolan Yıldırım, bu konuların çoğu zaman dile getirilmeyen ve geri planda bırakılan sağlık problemleri arasında yer aldığını ifade etti.
Prof. Dr. Aytolan Yıldırım, “Kadın sağlığına her yönden yapılacak yatırım, aslında toplum sağlığına yapılan yatırım anlamına geliyor. Hem aileyi hem toplumu sağlıklı kılmak için önce kadının sağlığını biyolojik, psikolojik ve sosyal açıdan çok yönlü olarak iyileştirmek büyük önem taşıyor” dedi.
Doç. Dr. Aybüke Ersin: “Zengin bir bilimsel program hazırladık”
Kongre Başkanı ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Aybüke Ersin, bu yıl kongrenin iki ana temasını pelvik taban sağlığı ve menopozun oluşturduğunu belirtti.
Doç. Dr. Aybüke Ersin, bu alanların kadının yaşam döngüsünde hem klinik uygulamalar hem de bilimsel çalışmalar açısından fizyoterapistlerin etkin rol üstlendiği, multidisipliner yaklaşım gerektiren önemli başlıklar olduğunu ifade etti.
Kongrede ele alınan konuların çoğu zaman konuşulmaktan kaçınılan alanlar olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Aybüke Ersin, konuşulmayanları konuşmak üzere alanında uzman akademisyenlerin yer aldığı, güncel, kanıta dayalı ve oldukça zengin bir bilimsel program hazırladıklarını belirtti.
Kongre, alanında başarılarıyla öne çıkan birçok uzman ismi bir araya getirdi. Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Engin Oral, “Kadın Sağlığında Yeni Paradigma: Multidisipliner ve Yaşam Boyu Yaklaşım” başlıklı açılış konferansını gerçekleştirdi.
Türkiye Menopoz ve Osteoporoz Derneği Başkanı olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fatih Durmuşoğlu, menopozun güncel tanımı ve hormon replasman tedavisinin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Uluslararası Kontinans Derneği (International Continence Society-ICS) Genel Sekreteri ve Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tufan Tarcan, üriner inkontinansta medikal yaklaşımları ele aldı.
Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesi Pelvik Sağlık ve Kadın Sağlığında Fizyoterapi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve FİCED Başkanı Prof. Dr. Serap Özgül ve Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Şeyda Toprak Çelenay üriner inkontinansta fizyoterapi yaklaşımlarına ilişkin güncel bilgileri katılımcılarla paylaştı. Prof. Dr. Serap Özgül, pelvik taban sağlığı alanında uluslararası çalışmalarıyla bilinen International Continence Society (ICS) üyesi olarak da çalışmalarını sürdürmektedir.
Longevity Paneli’nde konuşan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Cihat Ünlü ise sağlıklı yaşlanma sürecinde hekimin rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Cihat Ünlü, kadın sağlığı ve fertilite alanındaki çalışmalarıyla birlikte Alman Fertilite Cemiyeti üyeliğiyle de uluslararası platformlarda yer almaktadır.
Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi, Ortopedist Prof. Dr. Barış Yılmaz, pelvis kırıklarında cinsel fonksiyon bozukluklarının da görülebildiğini belirterek, tedavide multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çekti.
Kadın Sağlığı Multidisipliner Bakış Açısıyla Ele Alındı
7-9 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen kongrede; üriner inkontinans, pelvik ağrı, menopoz, cinsel sağlık, rehabilitasyon ve yaşam boyu kadın sağlığı gibi birçok konu multidisipliner bakış açısıyla ele alındı.
Bilimsel program kapsamında gerçekleştirilen sözel bildiri oturumlarında kadın sağlığı alanındaki güncel araştırmalar katılımcılarla paylaşıldı. Postpartum dönemde telerehabilitasyon uygulamaları, menopozal süreçte yaşam kalitesi, pelvik taban egzersizleri ve üriner inkontinans üzerine yapılan çalışmalar dikkat çekti.
Programda ayrıca kadın sağlığının biyopsikososyal boyutu, sporcularda pelvik sağlık, gebelikte pelvik taban sağlığı, nörogelişimsel pelvik sağlık ve longevity gibi konular da değerlendirildi. Konferanslar, paneller, workshoplar ve sözel bildiri oturumlarından oluşan bilimsel program yoğun katılımla gerçekleştirildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

